Araştırma: Çocuklar ve gençler internetteki söylentilerle nasıl başa çıkıyor?
"Sahte haber" terimi altında "çevrimiçi söylentiler" son aylarda ilgi odağı haline gelmiştir. Gençler de her gün bilgi toplamak için sosyal ağları kullandıklarından, bu tür yalan haberlerin hızlı ve kolay bir şekilde yayıldığı bu sorunla karşı karşıyadır.
Gençlerin ikilemi
Sosyal ağlar, Avusturya'daki gençler için televizyonun yanı sıra güncel konularda (siyaset, spor, ünlüler vb.) en önemli bilgi kaynağı haline gelmiştir. Her iki durumda da yüzde 59'luk bir kesim bunları en önemli üç bilgi kaynağından biri olarak gösteriyor. Medyanın kullanım sıklığı güvenilirlik değerlendirmesiyle karşılaştırıldığında dikkat çekici farklılıklar ortaya çıkmaktadır: Ankete katılan gençlerin %29'u televizyonu "çok güvenilir" olarak değerlendirirken, sosyal ağları değerlendirenlerin oranı sadece %10'dur. Buna ek olarak, gençlerin %60'ı sosyal ağlardaki güncel konulara ilişkin haberlerin büyük bir kısmının gerçek dışı olduğuna inandıklarını belirtmiştir. İkilem tam da burada yatmaktadır: gençler sosyal ağlara düşük düzeyde güvenilirlik atfetse de, sosyal ağlar güncel olaylara ilişkin en önemli bilgi kaynağıdır. Gençler bu çelişkinin çok iyi farkındadır, ancak bununla nasıl başa çıkacaklarını çoğu zaman bilemezler.
Bilgiyi bir meydan okuma olarak değerlendirmek
İnternetteki bilgi seli içinde gençler doğru ve yanlış haberleri ayırt etmekte zorlanmaktadır. Ankete katılan gençlerin yüzde 86'sı karşılarına çıkan bilginin doğru mu yanlış mı olduğundan en azından bazen emin olamadıklarını belirtmiştir. Hatta yüzde 38'i için bu durum "sık sık" veya "çok sık" söz konusudur. Dolayısıyla gençlerin yüzde 61'inin internetteki bilgilerin değerlendirilmesini büyük bir zorluk olarak görmesi şaşırtıcı değildir.
Gençlerin yüzde 62'si bir bilginin doğru olup olmadığından emin olmadıklarında internette kendi araştırmalarını yapıyor. Yüzde 45'i bilgiyi kimin yayınladığını kontrol ediyor, yüzde 30'u içgüdülerine güveniyor ve yüzde 19'u bilgiyi kimden aldıklarına dikkat ediyor. Bununla birlikte, uygulamada araştırma genellikle çok yüzeysel kalmaktadır: bir Google aramasında genellikle sadece ilk birkaç hit dikkate alınmaktadır; nitel bireysel görüşmelere göre, sonuçların ikinci sayfasına başvurulmamaktadır. Bilginin yeterince doğrulanmış olduğunu düşünmek için genellikle arama sonuçlarındaki başlıklara göz atmak yeterli olmaktadır.
Bilgi ile başa çıkmanın öğrenilmesi gerekiyor
Bilgi okuryazarlığı doğru karar vermek için gereklidir. Toplumumuz ve dolayısıyla iletişimimiz giderek daha fazla internet ortamına kaymakta, bu nedenle bilgiyi doğru bir şekilde değerlendirme ve değerlendirme becerisi giderek daha önemli hale gelmektedir. Ankete katılan gençlere göre, özellikle öğretmenler ve ebeveynler bu yetkinliğin kazandırılmasında ve bir temas noktası olarak hareket etmede önemli bir rol oynamaktadır. Ebeveynler ve öğretmenler için yardıma buradan ulaşabilirsiniz:
- Saferinternet.at'ın " Barbara'ya Sor" video serisinin 11. bölümünde 13-18 yaş arası çocukların ebeveynleri için "İnternette söylentiler" konusunda ipuçları bulabilirsiniz.
- "Yeni eğitim materyali Gerçek mi Sahte mi? " "" klicksafe to go adlı yeni seride yer alan internetteki yanlış haberler nasıl ifşa edilir başlıklı eğitim materyali, yanlış haberler konusunda gerçeklere dayalı bilgiler ve öğretim üniteleri içermektedir.
- Saferinternet.at'ın yeni Sahte Haber Bingo 'su sahte haberlerin izini sürmenin eğlenceli bir yoludur.
Daha fazla bilgi
- Saferinternet.at: "İnternette Söylentiler" çalışmasının özeti/temel sonuçları: Gençler internetten gelen bilgileri nasıl değerlendiriyor?" (pdf, 680 KB)
- Saferinternet.at: Çalışma sonuçlarına ilişkin infografik
- Saferinternet.at: İnternetten gelen bilgilerin yetkin bir şekilde değerlendirilmesi için ipuçları
