AB Komisyonu’na Sunulan RaporAB Özel Komisyonu, 13 yaşın altındaki çocuklar için sosyal medya yasağı önerdi

Başkan von der Leyen tarafından kurulan Çocukların Çevrimiçi Güvenliği Özel Komitesi raporunu yayınladı. Özel Komite’nin görevi, çocukların ve gençlerin interneti güvenli bir şekilde kullanmalarına yönelik öneriler hazırlamaktı. Almanya ve diğer AB ülkelerinde sosyal medyanın yasaklanması olasılığı üzerine yapılan tartışmalar da, Avrupa çapında tek tip kuralların oluşturulmasının gündeme gelmesinin nedenlerinden biri olmuştur. Bu yazıda, raporda neler yer aldığına ve Avrupa’da sosyal medyanın yasaklanmasının artık daha olası hale gelip gelmediğine dair bir genel bakış sunuyoruz.

Çocuk ve gençlerin medyada korunması konusuna ilişkin öneriler ve durum değerlendirmeleri şu anda bol miktarda mevcuttur: Henüz Haziran sonunda Alman Uzmanlar Komisyonu eylem önerilerini yayınladı. Bundan kısa bir süre önce ise Alman Etik Konseyi, sosyal medyada yasaklama konusunu ele almış ve benzer şekilde önerilerde bulunmuştu. Leopoldina, geçen yıl bir rapor sunmuş ve çeşitli taraflar da yayınlarında görüşlerini ortaya koymuştu. Ayrıca, Medya Pedagojisi ve İletişim Kültürü Derneği (GMK), Medya Bağımlılığı Uzmanlar Birliği veya Federal Tabipler Odası gibi farklı kuruluş ve dernekler de görüşlerini yazılı olarak yayınlamıştı.

Şimdi de Başkan von der Leyen tarafından kurulan Özel Komisyon raporunu yayınladı. Bu rapor temelinde, yaz tatilinden sonraAvrupa’da sosyal medya hizmetlerine erişimle ilgili mevzuatın nasıl uyarlanabileceğine dair öneriler hazırlanacak. Burada bazı talepleri örnek olarak ele aldık:

  • Dijital hizmet sağlayıcılarının sorumlulukları daha fazla artırılmalıdır. Platformlarını özellikle çocuklar ve gençler için daha güvenli hale getirmek üzere daha etkili güvenlik önlemleri almaları gerekmektedir. Ayrıca, hizmetlerinin yaşa uygunluğuna ilişkin “ispat yükü” hizmet sağlayıcıların kendilerine ait olmalıdır. Hizmetlerinin çocuklar ve gençler için zararlı olmadığını anlaşılır bir şekilde ortaya koymaları gerekmektedir. Öte yandan, araştırmacıların platform verilerine erişimini düzenleyen mevcut düzenlemelerin daha sıkı bir şekilde uygulanması gerekmektedir. Böylelikle, hizmetlerin çocuklar ve gençler için tehlike arz edip etmediğinin bağımsız olarak araştırılması mümkün hale getirilecektir.
  • Reşit olmayanların yanı sıra ebeveynlerin, bakıcıların, öğretmenlerin ve eğitim uzmanlarının dijital becerileri, hedef odaklı programlar aracılığıyla geliştirilmelidir. Neyse ki rapor, üye devletlerin ve yerel yönetimlerin spor, sanat ve kültür merkezleri, gençlik kulüpleri, kütüphaneler ve topluluk alanlarının sayısını korumaları ve artırmaları gerektiğini de belirtmektedir. Amaç, çocukların ve gençlerin kendi çevrelerinde çevrimiçi hizmetlere cazip alternatifler bulabilmelerini sağlamaktır.
  • Raporda ayrıcaSafer Internet Centre'nin çalışmaları da vurgulanmaktadır. Rapora göre, bu ve benzeri sivil toplum yapılarına, çocuk ve gençlerin medyada korunması alanındaki çalışmalarını güvenilir bir şekilde sürdürebilmeleri için AB ve üye devletler tarafından yeterli mali kaynak sağlanmalıdır.
  • Dijital Hizmetler Yasası (DSA), reşit olmayanların korunması için merkezi bir yasal dayanak olarak görülüyor. Yetkili makamların, hizmet sağlayıcıların denetlenmesi ve DSA’nın uygulanması konusunda daha yakın işbirliği yapması ve kapasitelerini artırması gerekiyor.

Raporda sosyal medya yasağı konusunda ne deniyor?

AB Komisyonu’nun Özel Komitesi, sosyal medya hizmetlerinin 13 yaşın altındaki çocuklar için erişilebilir olmaması gerektiği sonucuna varmıştır. Bununla birlikte, ebeveynlerin veya öğretmenlerin ve uzman personelin eşliğinde erişim mümkün olmalıdır. Ancak 13 yaşına kadar olan çocukların bu hizmetleri kendi başlarına kullanması yasak kalmalıdır. Rapora göre, bu yaş sınırını uygulamak için güvenilir bir yaş doğrulama sistemi zorunludur. Rapor, Avrupa genelinde tek tip bir asgari yaş sınırının, özellikle sosyal medya platformu sağlayıcıları için önemli olduğunu vurgulamaktadır; zira bu sayede sağlayıcılar, tüm Avrupa pazarında aynı koşullara tabi olacaklardır. Bununla birlikte, üye devletlerin kendi ülkelerinde ek erişim kısıtlamaları getirebileceklerine dair ifade biraz çelişkili görünüyor. Bu uygulama hayata geçirilirse, hiçbir AB ülkesi 13 yaşlık asgari yaş sınırını düşüremez, ancak bu sınırı kesinlikle yükseltebilir.

Şimdi bir sosyal medya yasağı mı geliyor ve bu durumda ne değişecek?

Yaz tatilinin ardından olası yasa tasarıları ele alınacak. Ancak Özel Komisyon’un raporu, sosyal medya yasağı konusunda oldukça net görünüyor: 13 yaşın altındaki çocukların artık kendi başlarına erişim imkânı olmamalı.

Çoğu sosyal medya hizmeti, genel kullanım koşullarında şu anda bile 13 yaş asgari yaş sınırını belirtmektedir. Asıl sorun, bu kuralın şu ana kadar neredeyse hiç ya da hiç uygulanmamasıdır. Bir AB yasası ile platformlar, bu yaş sınırına gerçekten uymaya zorlanabilir. Avustralya da 16 yaşın altındaki tüm kişiler için “Sosyal Medya Yasağı” olarak adlandırılan benzer bir yaklaşım izlemektedir. Ancak uygulamada büyük sorunlar da ortaya çıkıyor: Şu ana kadar bu yasanın çocukların ve gençlerin sosyal medya platformlarından gerçekten uzak tutulmasına yol açtığına dair hiçbir işaret yok. Bununla birlikte, yasa yaklaşık dokuz aydır yürürlükte olduğundan, etkinliği henüz kesin olarak değerlendirilemiyor.

Bu nedenle, yaş sınırlamasının uygulanabilmesi için etkili ve karmaşık olmayan bir yaş doğrulama sistemi hayati önem taşıyor. Mevcut rapordan tamamen bağımsız olarak, AB’de bu konu üzerinde uzun süredir çalışmalar yürütülüyor. AB standartlarına uygun ilk yaş doğrulama uygulamalarının, mevcut planlara göre 2026 yılı sonunda kullanıma sunulması bekleniyor. Bu önlem, sosyal medya hizmetlerinin tüm kullanıcılarını etkileyecektir. Yani, gelecekte sadece çocuklar değil, yetişkinler de bir sosyal medya hesabı oluşturmak veya kullanmaya devam etmek istediklerinde, bir yaş doğrulama uygulaması aracılığıyla reşit olduklarını kanıtlamak zorunda kalacaklar.